Steven Spielberg
Yahudi asıllı olan Steven, 1946 yılında Ohio’da dünyaya geldi. Bilgisayar mühendisi olan babası Arnold Spielberg’in işleri dolayısıyla küçük yaşlarda sinemaya duyduğu ilgiyle hayaller kuran Spielberg, daha sonraları American Film Institute’ye verdiği bir röportajda, ilk kurgusunun oyuncak trenlerini çarpıştırması olduğunu söyleyecekti. Spielberg ilk ödülünü 13 yaşında Escape to Nowhere koyduğu savaş türündeki filmiyle kazandı. 1963 yılında Phoenix, Arizona Dream’daki Arcadia High School’a devam ederken Spielberg ilk uzun metrajlı bağımsız filmini yazıp yönetti. Firelight, Spielberg’in ilk büyük tanıtım başarısı oldu. Öğrenimine devam ederken yaşadığı “En kötü tecrübe” ve “Yeryüzündeki cehennem” olarak nitelendirdiği okulu Saratoga High School’dan 1965 yılında mezun oldu. 1968’de, Universal Studios’ta çalışırken ilk kısa filmi olan Amblin’i çekti. Universal TV başkan yardımcısının 24 dakikalık filmi görmesinden sonra, 21 yaşındaki Spielberg kendisiyle uzun vadeli kontrat imzalanan en genç yönetmen olacaktı. Daha sonraları ona profesyonel anlamda yönetmenlik yolunu açan bu filmin anısına ilk şirketinin adını da Amblin’ koyacaktı. 1969’da California State University’i eğitimini bırakıp, profesyonel olarak yönetmenlik yaparak büyük başarıları imza atmıştır.
Hidayet TÜRKOĞLU
Aslen Bosna’lı olan Hidayet Türkoğlu, Bayrampaşa Yıldırım ilköğretim Okulu’nun bahçesinde gece gündüz basketbol oynardı. O yıllarda ağabeyinin basketbol antrenmanlarında, antrenörler onu keşfederek okul takımına almıştır. Daha sonra başarıları sayesinde 15 yaşına kadar Özel Çavuşoğlu Koleji'de okulunun kulüp takımında ise basketbol oynamaya devam eder. Efes Pilsen’in altyapısına transfer olan Hido, Çavuşoğlu Koleji’yle oynadığı Dünya Şampiyonası’nda parlayınca kulübü bu yetenekli çocuğun üzerine titremeye başlamıştı. Efes Pilsen’in Koraç Kupası’nı kazandığı 1995–96 sezonunda henüz yıldız takım oyuncusu olan Hidayet, her idmandan sonra, dönemin efsanelerinden Petar Naumoski’yi izlemek için salonda kalmaya başladığında hayatının en önemli tercihlerinden birini yapmıştı. Günler ilerledikçe Hidayet’in bu ilgisi Makedon guardın ilgisini çekmiş ve onu yanına çağırarak beraber idman yapmayı teklif etmiş ve Hidayet bu teklifi sevinerek kabul etmiştir. Naumoski’nin takım içindeki liderlik vasfından çok şeyler kapan Hidayet, coach Aydın Örs tarafından Efes Pilsen A Takımı’nın hazırlık kampına davet edildiğinde, profesyonel basketbolculuk kariyerine de adım atmıştır. NBA'de oynayan Hidayet Efes Pilsen'de Koraç Kupası şampiyonluğu da dahil pek çok başarı kazandıktan sonra 2000 yılında NBA Draftı'nda Sacramento Kings tarafından 16. sıradan seçilmiştir.
PORSCHE
Ferdinand Porsche, 1875′te Almanya’da dünyaya geldi. Babası yoksul bir musluk tamircisi olan Porsche babasının yanında tamir çantasıyla işlere giderdi. Bu arada teknik işleri öğrenmeye başlamıştı. Boş zamanlarında teknik ve elektrik tamirleriyle uğraşıyordu. Liseyi bitirdikten sonra Teknik üniversiteyi gitmek ister ama kayıt işlemlerini yaptıramaz. Dışarıdan dinleyici olarak bu derslere katılır. Porcshe’ta otomobil merakı ta genç yaşlarda başlar Elektrik motorları üreten bir firmada çalışmaya başlar ve 2 yıl çalıştıktan sonra, o zamanın tanınmış Şirketlerinden Lohner otomobil şirket’inde çalışmaya başlar. Elektrik motorunda iyice uzmanlaşan Porcshe, istenildiği tarzda yerleştirilebilen dingilli elektrik motoruyla çalışan otomobil üretmiştir. Yine o dönemin meşhur şirketlerinden olan Daimler Otomobil Şirketi’nde çalışmaya başlayan Porcshe, uçak motorları dahil, ağır şavaş topları taşıyan araçlarda üretti. Hitlerin araç danışmanlğını da yapan Ferdinand Porcshe, halkın satın alabileyeceği bir otomobil cinsi tasarlamış ve Wolkswagen yani böcek manasına gelen Porcshe otomobillerini üreterek bu alanda büyük bir başarı yakalamıştır. İkinci dünya savaşı ile askeri araç üretimi de yapan Porsche Alman devletinin en büyük Ulusal Onur Madalyası’nı aldıktan sonra profesör unvanı da kazandı. 65 yaşında bir otomobil fabrikası kurarak bir çok başarıya imza atmıştır. Şu an Porsche işletmelerinin merkezi Stutgart olarak bilinir.
Kevin Mitnick
Kevin Mitnick sorunlu bir aileden geliyor. Kevin 3 yaşındayken anne ve babası ayrılmışlar. 12 yaşına geldiğinde, Los Angeles’ın her yerine bedava yolculuk yapmanın yöntemlerini çoktan keşfetmiş ve insanları aldatmıştır. Kevin'in sürekli değişen arkadaş çevresine karşı telefon iletişiminden başka bir seçeneği yoktu. Korsanlığa ilk adım atışı lise yıllarına başlamıştır. Alanı zamanının iletişimi olan telefonlardır. Mitnick, liseyi bitirdikten sonra Bilgisayar Eğitim Merkezi’nde ders almaya başlar. Artık asıl oyuncağı bilgisayar olmuştur. Birkaç ay içinde okulun işletim sisteminde açıklarını bulmuştur. 1981 yılı Mitnick’in başının belaya girdiği ilk yıldır. Amerika’nın en büyük telefon şirketlerinden Pacific Bell’in merkezine girmiştir. Bir yöneticinin odasından önemli kılavuzlar çalar. 3 ay hapis yatar ve sonrasında buna benzer bir çok olaydan dolayı ömrünün çoğu hapiste geçer. Microsystems, Novell ve Motorola gibi şirketlerin yanında Amerikan Hava Kuvvetleri’nin, FBI’ın sistemlerine girmeyi başaran Kevin Mitnick, 30 bine yakın kredi kartının şifresini kırmıştır. 1995’te Japon astrofizikçi Tsutomu Shimomura’nın bilgisayarına girmeye kalkınca yakalanmıştır. Hapis hayatından sonra çeşitli şirketlerden bilgisayar güvenliklerini sağlamaları için sayısız teklif almıştır.