Başardım
Başardım
Başardım
Başardım
Başardım
Başardım
Başardım
Başardım
Başardım
Başardım
Başardım

GerÇEK BAŞARI ÖYKÜLERİ

Süreyya Ayhan Kop

Özlem Tekin | Kadın 1985 Tekstil-Bursa

Süreyya AYHAN 1978 yılında Çankırı ilimizde dünyaya gelmiştir.Süreyya'nın babasının da atlet olmasından dolayı lise yıllarında bu alanda kendini yetiştirmeye başlamıştır. Ortaokul yıllarında atletizm yarışmalarında birinciliği elden bırakmamıştır. Süreyya’nın babannesi her zaman torununun bir gün gerçek bir sporcu olacağına inanmıştır ve ''Sen bir gün çok iyi bir sporcu olacaksın. Ben belki o yılları göremem ama, benim dualarım hep senin üzerinde'' demiştir.Liseden mezun olduktan kısa bir zaman sonra Kahramanmaraş’a gider ve orada bulunan “Kahramanmaraş Spor Akademisi”'ne başlamıştır.Bu yıllarda Süreyya Ayhan Kop, MTA ve Fenerbahçe gibi kulüplerde forma giydi. Halen Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin bir sporcusu olan Süreyya Ayhan, 800 mt 2:00.64, 1500 mt de 4:03.02 ile Türkiye bir ilki başarmış bu rekorlarını halen elinde bulunduruyor. 2000 yılında Sidney'de düzenlenen Olimpiyatlarda yarı finalde koşarak Türkiye'de de bir çok kişi tarafından tanınmaya başlamıştır. 2001 yılında Dünya Atletizm Şampiyonası'nda 1.500 metre finali koşarak gerçek bir başarıya imza atmış, kadın atletizminde bir ilki daha gerçekleştirmiştir.2002 yılında “Münihte” yapılan 18’nci Avrupa Atletizim Şampiyonası'nda 1500 metre de Avrupa Şanpiyonu oldu. Özellikle farklı bir stillerle yarışan hemen başında metrelerce fark atarak aynı tempoda yarışı sonlandırması ile birçok otoriteyi şaşırtmıştır. 1500 metrenin Avrupa şampiyonu milli atletimiz Süreyya Ayhan Kop, Golden League'in Zürih'te yapılan ayağında yine çok rahat bir birinciliğe koşarken, 3.55.60'lık derecesiyle bir ilki başararak, kendisine ait Türkiye rekorunu da 2 saniye aşağı çekmiştir.

3 Tebrik - 0 Yorum : »Tebrik Et| »Yorum Yaz

Bu gençlik nereye gidiyor?

S.Canan SAYIN | Kadın 1978 M.Müdürü-Çanakkale

Ben 1978 yılında Çanakkale’de dünyaya gelmişim,İlk ve orta öğrenim Çanakkale'de tamamladım. Annem dikiş,nakış işleriyle, babam ise Çanakkale’de bir giyim firmasında terzi olarak çalışmaktadır.Bende okuldan kalan boş vakitlerimi değerlendirerek annemin işlerine yardımcı olurdum.Babam her zaman okuyup iyi bir daha farklı işlerde çalışmamı istemiştir,ama bende geçliğin verdiği azim ile çalışıp kazanmak için elimden geleni yapardım,her zaman hedefim para kazanmak olmuştur. Üniversiteyi bitirdikten sonra her genç kız gibi bende bir kariyer ve kendi işimi kurma hırsı başladı.Üniversitede benimle aynı düşünce de olan arkadaşlar ile giyim sektöründe atılmaya karar verdik.İlk olarak 5 ortak ile kendi mağazamızı açtık.Mağazamızda kaliteye her zaman önem vermişizdir,İlk zamanlar ne kadar kötüye gitse de işler biz PES ETMEDİK. Sonradan işler rayına oturmaya başladı.Belli bir zaman sonra bize destek olan küçük firmaların sayısında artış oldu,böylece hem kendimizi geliştirdik diğer yandan çevremizde bize destek olabilecek birilerini bulmuştuk.Ne kadar yol aştığımız halde her zaman yaptığım işe özen gösteren ve kaliteye her zaman önem veren bir kişiyim.Şu an düşünüyorum da çalışmalarımın ve emeğimin karşılığını fazlasıyla alıyorum.Günümüzde gençlere gelince,ne kadar gereksiz işler ile uğraştıklarının farkında değiller,Internet’in yaygınlaşmasıyla gençlerimiz bilgisayarın başından kalkamaz olmuşlar, açıyorsunuz bir video sitesi,bu kadar saçma videolar olur mu diye insan düşünüyor,merak işte sadece bizim topluma mı özgü,ve soruyorum bu gençler ne yapıyor,bu toplum nereye gidiyor?

2 Tebrik - 0 Yorum : »Tebrik Et| »Yorum Yaz

Askerlik...

Ferhat ALBAYRAK | Erkek 1978 Şoför-Sivas

Herkesin askerlik anıları ve çeşitli başından geçen hikayeler olmuştur,tabi 15 aylık askerliği bir sayfaya sığdırmak zor,genel olarak yazmak istedim.Giderken herkes de olduğu gibi bir heyecan oluyor,ama zamanla insan alışıyor.Acemi birliğini bitirmek herkes için bir başarıdır,acemilik de yapılan eğitimler sıraya geçerken ön taraflarda bulunmamak en güzeli,eğitimde ilk ve arka sıra üzerinde güzel uygulamalar yapılabiliyor:P Bir de bağırma konusu var, sesi çıkmayan birinin herzaman işi zor, sesini çıkartmak için akşama kadar güzel uygulamalar yapılıyor,sonunda adamın sesi ya çıkmaya başlıyor yada tamamen kısılıyor.Eğitimleri öyle yada böyle herkes bitiriyor.Ve sonun da usta birliği için yola çıkıyor. Usta birliğine giden asker ilk olarak acemiliği yeniden yaşıyor,tabi "alt devre" ve "üst devre" olayları var askerde buna devrecilik deniyor.Alt devre bölükte tüm işleri yapmak zorunda ve biraz ezilir,üst devre ise artık teskere vakti yaklaştığı için,bir kenarda yatıyor olabilir,tabi bu durum askerlik yapılan yerin şartlarına göre değişir.Gelen askere gidecek olan askerlerin görevleri verilir.Birde kısa dönemler var 6 ay olduğu için daha askerliğe alışamadan gidiyorlar,bu yüzden kısa dönemlere biraz daha kolay işler veriliyor..İlerde kısa dönemler de,12 ay askerlik yapmaya başlıyacaklar:)Ama yine üniversite okuyan bir kişi ile ilk okul mezunu arasında bir fark olur.Alt devresi gelen acemi asker azda olsa yapacağı işlerinden kurtulacağı için herzaman sevinir,bu sefer işler tersine döner kendisi yeni gelenlere yüklenmeye başlar...Tabi bu devrecilik böyle devam eder.Derken teskere vakti yaklaşır,tabi artık bütün alışkınlıklarını bırakma vakti gelmiştir,askerde aldığımız displin ile hayatımıza azda olsa bir düzen gelmiştir:)Bu düzen bizi yapacağımız işlerde olsun,çalıştığımız yerde her zaman etkiler,ve çalışmalarımızda başarıya ulaşmak için güzel bir adım olarak görüyorum.

1 Tebrik - 0 Yorum : »Tebrik Et| »Yorum Yaz
1 Tebrik - 0 Yorum : »Tebrik Et| »Yorum Yaz
Sayfalar :< Geri  1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 -   İleri >