Bu ülkede kadın olma başarısı....
melike |
Kadın 1984 Uzman-İzmir
Hayatımda birşey başardım mı? Açıkcası pek emin değilim de, yolun hala çok başında olduğumu iyi biliyorum.
Eğitim hayatıma başlama gerekçelerimden biraz bahsetmek istiyorum affınıza sığınarak. Umarım yalın cümlelerle ifade edebilirim.
1986 İzmir doğumluyum,6 kardeşin en küçüğüyüm. Annemle babam evlendikleri yıl Doğu`dan İzmir`e göç etmişler. Abilerim de ablalarım da İzmir`de doğup büyüdük. Ailem doğudaki kültürlerinden yaşam şekillerinden, aile yapısından kopmamışlar. Adetler, gelenek, görenekler de bizlerle
birlikte gelmiş. Ben hiç İzmir dışına çıkmamış olmama rağmen bir doğulu kişinin olaylar karşısında verdiği tepkiyi yadırgamıyorum. Belki ailemin bunlardan kopmadıklarından, belki de kan çeker derler ya kim bilir...
Bilirsiniz hani "Kardelen Ayşe" kampanyalarını gerekçelerini; işte bende bir kardelen miydim diye soruyorum kendime belki...
Küçük bir çocukken etrafında gelişen olayları kavrayabilen biri oldum hep, çaktırmadan tabi.Doğrularım, yanlışlarım aşağı yukarı
bugünkülere yakın olduğunu görmek, cidden çabuk hayata karıştığımı bir kez daha görmeme neden oluyor.
Fazla şansım da yoktu belki ondan...
Güllük gülüstanlık yetiştirilmedim ama eğlenlceli bir çoçukluk dönemim oldu diyebilirim.
Etrafdaki ablalar 14 bilemediniz 17 gibi evleniyorlardı. Benim çocukluğumda bizim mahalleye, yani varoşlara özel bir durum sanmıştım . Ama kısa bir süre sonra bu konuda yanıldığımı anladım. Kadınlar üzerinde neden bu kadar baskı vardı ?
Hiç unutmam, daha küçücük bir çocukken okula daha yeni başlayacağım zamanlarda kim olduğunu anımsamıyorum ama etrafdan hep aynı kelime grupları işitiyorum "Erkek çocukları ile oynama bak baban döver..."
Evet kızın okula gitmesi, erkeğin küçük kızın mahremiyetine girmesinden dolayı hoş değilmiş...Hımmm...
Daha okula gitmeden etrafımdakiler yüzünden "Evlenmicem,okucam..." diyip duruyordum. Abimden zeki olmak malesef suçtu az, dayağını yemedim abimin.
Anneminde ""Kızsın sen.." lafları tövbe yarabbim...
İlkokul eğitimim boyunca okuldan tek bir şikayet eve taşımadım. Zaten okulda sorun da çıkartmadım. Benim orada hep bir amacım vardı OKUMAK.
Ailemin aslında okumam konusunda olumsuz bir tavırları olmadı. Sadece gelişmeye ve daha doğru düşünmeye başlamamla (malum tüm feministlerin cenesine vuru ki hak aramak iletişim kurabilmek için konuşmak gereklidir) konuştum, anlattım. Çoğu zaman eksik etek, dili uzun okula gittin ondan böle oldun. Okuldan alırım seni tehditleri...
Yüreğime incek gibi olurdu okuldan alınmak ne korkunç bir şey.
Eğer ailem öle bir gaflete düşseydi o zamanlar kendi kendime yeminler etmiştim asla ve asla konuşmayacaktım.
Ailemizde okumak konusunda bu kadar ısrarlı ve zahmetsiz biri malesef tek ben oldum. Keşke ablalarım, abilerimde benim baktığım pencereden bakabilselerdi.
Ben okula daha başlamadan daha küçücük bir çocukken cinsiyetimden nefret ediyordum. Bu nefretimi üniversite sıralarında ancak aşabildim.
Çünkü hep gördüğüm "kızsın sen anlamazsın" cümleleri tiksindirmişti. Bir yere gidebilmek için kocaya ihtiyacın var. Yani koyunsun sana çoban lazım.
Babam köye gittiğinde, amcam babama ağza alınmıcak hakaretler etmiş. Çünkü ben ortaokula gitmye başladım diye (Ortaokula başlıyacağım zaman ilköğretim 11 yıla çıkarılmıştı.)
Aileme mümkün oldukçe maddi sorun çıkarmamaya çalıştım. İlkokulda aldığım ilk çantam 7.sınıfa kadar kullanmıştım. Ayaklarım da büyümese pek ayakkabıda değiştirmeye gerk kalmıcaktı.
Ya eski ürünler çok kaliteliydi ki mahalle pazarından alınmış ürünlerdi gerçi ama ya da malımın kıymetini iyi bildim. Oysaki koşmayıda çok severdim. Ya da şans işte...
İlkokul 5. sınıfta bir şey daha anladım. Sınıf öğretmenimiz `Semra bal` dı galiba, modernlikten bahsediyordu. Verdiği örnek de kadınların eşarplı hali ve eşarpsız halleri etek boyları...
Annem tülbent takar ve TRT de izlediğim tüm anadolu programlarında kadınlar baş örtüsünü takmakda. Ayrıca izlediğim belgesel ya da yabancı kanallardaki profesör kadınlar dikkat çekici olmayan inanılmaz sade ve yüzlerinde bir gram makyaj olmayan görüntüler... Medeniyeti neden hep kadınlara mal ederek kadınlar üzerinde bir baskıdır gidiyor?
Mahallemdeki kadın yobazlığının benzer bir versiyonuda güya medeni dünyadaydı...
Erkek dünyasının cümleleriydi bunlar benim için ve bu düşüncelere sahip birini eleme hakkım olmadığı için okumalıydım. Kazanmalıydım. Giyim kuşlamla okul geçilmez okul geçmekle de hayat kurtulmazdı benim için öğrenmeliydim.
Ne o öğretmenim gibi okuyup da kukla kalmış tırsak bir kadın olmalıydım, ne de evde sabahdan akşama kadar hayatı boyunca bir kere dahi kullanmıcağı dantel ile gözlerini akıtan bir kızcağız..
Hep asiydim. Okulda, arkadaş çevremde, ailemde ... Ama sadece asi...
Terbiyesiz, saygısız değil sadece asi...
İlköğretimimi başarıyla bitirdim her dönem takdir ile geçtim sınıfımı.
Okulumun voleybol takımındaydım. Malesef kız olduğum için bu serüvenler kısa sürdü. Okul hayatımı riske atamazdım.
Kurallarına göre oynamam gerekiyordu ben de reşit ve donanım yönünde bağımlıydım her yönüyle aileme. Onun için bu çok sevdiğim daldan uzak durdum.
Laf aramızda başarılıydım en azından voleybol hocamız öle derdi.
Lise de arkadaşlarıma fark attarak okul birinciliği ile mezun oldum.
En kötü ilköğretim okulundan giden bendim. Arkadaşlarımın saç kesimleri hep şahaneydi bizde öle şeyler nerde bakımlar yine çabası ...
Ama inanın hiç gözüm kalmadı.Ben kendim için birşey yapmalıydım o da okumaktı ve ben bunu yaptım.
Maddi manevi şartlar kötüydü,en başından cinsiyetiniz bir suçtu bu toplumda. Bu dünyada önce mahallemdeki kabuğu kırdığıma inanıyorum. Çünkü bana hor bakanlar bunca okul hayatımda
tek bir kez tökezlediğimi göremediler. Ne okula gittim diye saçımı boyadım, ne de mahalleden çıkar çıkmaz etek boyumla oynadım. Bunlar insanı ne faydası olur düşüncesinde oldum.
Dürüst olmalıydı insan herkesden çok kendine. Arkadaşım mahalleden döner dönmez eteğini dürerdi. Gülerdim ve aşağılanmış hissederdim. İşte oda kadın bende, o da eziliyor bende onun kurtuluş çözümü ya da yanlışları yıkma çözümüne bakıyorum
sonra kendikime ....
Onurlu olmaya çabaladım hep.Kadın olarak kendimi ezdirmecektim. Cinsiyet üstünlüğüne hayır diyordum. Ve kimseye muhtaç olmucaktım cinsiyetimden dolayı.
Mahallemde değişim başladı, "okula Melike ablan gibi git tamam mı?" sesleri duyuyorum artık. Bu çok hoşuma gidiyor aman diyorum içimden çocuğa direk asi ol yavrum dediklerinin farkında değiller diye...
4 yıldır çalışıyorum özel bir firma da.
Erkekler hep en iyi arkadaşlarım dolu ama sadece arkadaşım üniversiteden sonra kendime koyduğum kotayı kaldırdım. Birazda kendimle barışmaya başladım.
Bu bir başarıysa belki küçük de olsa bir şeyleri başarmışımdır.
Elalem ne der? Elalem kapınızı çalıpda komşum ihtiyaçın var mı demez!
Kızlarınızı iyi yetiştirin 10 , 20 yıl sonra hayatta tek başına uçmayı bilmeyen bir kuş olarak kalmasını istemiyorsanız kendi başlarına uçmalarına izin verin.
Sayfalar :
1 -
2 -
3 -
4 -
5 -
6 -
7 -
8 -
9 -
10 -
11 -
12 -
13 -
14 -
İleri >